Disleksi Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri N…

Disleksi nedir? Disleksi belirtileri nelerdir? Disleksi nedenleri nelerdir? Disleksi teşhisi nasıl konulur? Disleksi tedavisi nasıl olur? Disleksi tedavi yöntemleri nelerdir? Disleksiyle ilgili tüm detaylar haberimizde..

Disleksi nedir? Disleksi belirtileri nelerdir? Disleksi nedenleri nelerdir? Disleksi teşhisi nasıl konulur? Disleksi tedavisi nasıl olur? Disleksi tedavi yöntemleri nelerdir? Disleksi tanısı nasıl konulur? Disleksi çeşitleri nelerdir? Disleksi ne zaman ortaya çıkar? Çocukları disleksi olan anne babalar ne yapmalı? 

Disleksi okuma yazma fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyen nörolojik bir rahatsızlıktır. Çocukların ilk okuma yazma öğrendiği dönemde öğrenme hızı çocuğun başarısıyla ilişkilendirilir. Çocuğun okuma yazma aşamasında kelimeleri zihinde çözmesinde problem yaşamasına disleksi adı verilir. 

Disleksi az rastlanan bir durum olsa da halk arasında öğrenme güçlüğü olarak bilinmektedir. Fakat bilinenin aksine disleksi öğrenme güçlüğü değildir. Disleksinin en doğru tanımlaması öğrenme bozukluğudur ve zeka geriliğiyle hiçbir şekilde alakası yoktur.

Disleksi hastalığı gözlemlenen bireylerde yapılan araştırmalara göre en belirgin özellik olarak ortaya çıkan iki durum ise, konuşma farklılığı ve hafıza zayıflığı görülmektedir. Disleksi hastalığının toplumda görülme sıklığı hiç de az bir oran değildir. Ancak bu hastalığın kişinin kendisinde bulunmasına rağmen bilmeyen birçok kişi bulunmaktadır. Disleksi hastalığının tespiti için anne babaların çocukların ilkokul dönemlerinde çok iyi takip edip herhangi bir okumada güçlük görmesi durumunda çok dikkatli olması gerekir. Toplum içerisinde disleksi hastalığı olan bireylerin tespit edilmesi oldukça zordur. Bu sebepten ilkokul çağlarında teşhis konulmazsa eğer daha sonrasında teşhis konulması pek mümkün değildir. 

Geçmiş tarihten bu yana disleksi hastası olmasına rağmen adını tarihe yazdırmış pek çok dahi bulunmaktadır.  Albert Einstein, Walt Disney, Thomas Edison, Leonardo Da Vinci disleksi hastası alan dâhilerdendir. Günümüzde ise dünyanın en zenginlerinden ve en zeki insanlarından biri olan Bill Gates’inde disleksi hastalığı bulunmaktadır.

Disleksi konusunda en önemli olan şey bilinçli olmaktır. Burada anne babaların ve öğretmenlerin çok dikkatli ve özenli olması çok önemlidir. Erken yaşta tanı konulursa yeterince verilen rehberlik ve destekle çocuklarda disleksinin etkilerinin önüne geçmek mümkün olabilir. 

DİSLEKSİ NEDİR?

disleksi nedir

Disleksi, öğrenme bozukluğu olarak bilinen bireyin zeka geriliğiyle hiç alakası olmayan bir durumdur. Disleksi hastalığı olan kişiler normal zeka düzeyine sahiptirler hatta bilinen birçok üstün zakaya sahip kişilerde disleksi hastalığı olan dâhiler bulunmaktadır. Disleksi dil, okuma ve yazma becerilerinde zorluk yaşanmasına neden olan özel bir öğrenme bozukluğudur. 

Disleksi hastalığı olan bireyler konuşma seslerini biliyor olmasına rağmen bu seslerin harfler ve kelimelerle olan ilişkilendirmesinde zorluk yaşarlar. Genellikle okuma bozukluğu olarak görülen disleksi, bunun yanında dikkat ve hafızayı etkiler ve beynin dili işleyen bölgelerinde bazı etkiler görülmektedir. 

Disleksi olan kişilerde zeka geriliği söz konusu değildir, kişiler normal zekaya sahiptir. Disleksi olan çocukların dikkatli bir şekilde takip edilmesiyle özel ders ve özel eğitim programlarıyla başarılı bir okul hayatı olması mümkündür. 

Disleksi olan çocukların bu durumla başa çıkma sürecinde en ihtiyaç duyulan şey duygusal destektir. Disleksi için belirlenmiş bir tedavi yöntemi olmamasına rağmen erken teşhis ve yapılacak özenli bir müdahale en iyi sonucu verecektir. Ancak erken teşhis konulamadığı taktirde yetişkinliğe kadar tanımlanamasa bile tedavi için ve destek almak için asla geç değildir. 

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sağlıklı bireyler konuşma becerilerinin yönetilmesini beynin ön lobu ile gerçekleştirirken disleksi hastaları bu lobu kullanmada zorluklar yaşadığı için konuşmada ve yazmada anormallikler görülebilir. 

Konuşmada problem yaşayan hastalarda aşırı hızlı veya yavaş konuşma görülebilir. Disleksi hastalığı olan bireyler üstün zekaya sahip olan bireyler olarak karşımıza çıkmasına rağmen bu kişilerin beyni kelimeleri farklı işlediğinden dolayı kelimeleri çözümlemede, hecelemede ve tanımada güçlük yaşarlar. 

Dsileksi hastalığı doğumla birlikte gerçekleşebileceği gibi doğum sonrasında tramvatik bir durum olarak da ortaya çıkabilmektedir.  

Hastalığın belirtilerinin anlaşıldığı en kritik dönem okuma yazmayı öğrenmeye başladığı ilkokul dönemidir. Okuma yazmayı öğrenmeye başlayan çocuk akranlarına göre daha yavaş okur daha yavaş öğrenir. Okumalarında hece atlamaları görülür. Birbirine benzeyen harfleri yazmakta güçlük çeker hatta çoğunlukla bu harfleri birbiriyle karıştırır. 

Yazarken ya da okurken “d” harfini “b” harfi ile, “p” harfini “g” harfi ile karıştırdığı görülür. Hafızası kendi yaşıtlarına göre daha zayıf olduğu için, daha önceki derslerde işlenen konuları daha az hatırlar veya hatırlamakta güçlük çeker. 

Genel olarak bu belirtilerin görüldüğü ilkokul çağı çocuklarının disleksi hastalığı açısından değerlendirilmesi önemlidir. 

Genel olarak disleksi belirtileri:

– Çocuklarda okula başlamadan önce disleksinin fark edilmesi zor olabilir, ancak böyle bir sorunun varlığına işaret eden birtakım ipuçları önceden fark edilebilir. 

– Bununla birlikte çocuklar okul çağına ulaştığında bir problemi ilk fark eden kişi genellikle öğretmeni olacaktır.

– Disleksinin şiddeti bireyden bireye değişir, ancak durumun ağırlığı genellikle çocuk okumayı öğrenmeye başladığında belirginleşir. 

Okul öncesi küçük bir çocuğun disleksi riski altında olabileceğine dair işaretler arasında:

– Geç konuşma,

– Yeni kelimeleri öğrenmede yavaşlık,

– Kelimeleri söylerken ses sırasını karıştırma ya da birbirleri ile benzer kelimeler arasında ayırt etmede zorluk çekme,

– Harfler, renkler ve sayıların isimlerini hatırlamada zorluk çekme,  

– Tekerleme söylemede ya da kafiyeleri öğrenmede zorluk çekme bulunur.

Okul çağı gelmiş bir çocukta disleksi belirtileri ve semptomları daha belirgin hale gelebilir. Bunlar arasında:

disleksi nedir

– Yaşına göre beklenen seviyenin altında okuyabilme,

– Duyduklarını anlama ve kavramada sorunlar yaşama,  

– Doğru kelimeyi bulma veya sorulara cevap oluşturmada zorluk çekme,

– Çeşitli nesnelerin sıralamasını hatırlamada zorluk çekme,

– Harfler veya kelimeler arasındaki benzerliklerle farklılıkları görmede / işitmede zorluk çekme

– Yabancı bir kelimeyi telaffuz ederken güçlük yaşama,

– Heceleme ve imlada zorluk yaşama,

– Okuma ödevlerini normalden uzun sürede tamamlama,

– Okuma içeren faaliyetlerden kaçınma bulunur.

Gençler ve yetişkinlerde disleksi emareleri, çocuklukta görülen belirtiler ile benzerdir. 

Gençler ve yetişkinlerde görülen bazı yaygın disleksi belirtileri ve semptomları arasında:

– Okuma ya da yüksek sesle okuma sırasında güçlük çekme,

– Yavaş ve zorla okuma/yazma

– Hecelemede zorluk,

– Okuma içeren faaliyetlerden kaçınma,  

– İsimleri veya kelimeleri telaffuz edememe veya hatırlama zorlukları,  

– İçindeki kelimelerden kolaylıkla anlaşılamayacak şaka ya da ifadeleri anlama zorlukları,

– Okumayı veya yazmayı içeren faaliyetleriçin beklenmedik sürelere ihtiyaç duyma,

– Hikaye özetlemede zorluk,

– Yabancı bir dili öğrenmede zorluk,

– Ezberlemede zorluk,   

– Matematik problemlerini çözmede zorluk bulunur.

Çoğu çocuk anaokulu veya birinci sınıf başında okumayı öğrenmeye hazır olsada, disleksi olan çocuklar genellikle o zamana kadar okumanın temellerini kavrayamazlar.

Eğer bir çocuğun okuma seviyesi yaşı için beklenenin altında ise veya diğer disleksi belirtileri fark edildiyse, bir doktora başvurulması tavsiye edilir. 

Disleksi teşhis ve tedavi edilmezse, çocukluk döneminde başlayan okuma güçlüğü yetişkinliğe kadar devam edecektir.

– Okuma ve yazmada akıcılık sorununun ortaya çıkması,

– Kelimelerin hecelenmesi ve çözümlenmesi aşamasında problemlerin yaşanması,

– İlkokul çağındaki çocuğun okuduğunu anlayamaması veya okuma sırasında dikkatinin dağılması,

– Okuma ve yazma sıkıntısı yaşamayan çocuklarda, ileri düzey dil bilgisi becerilerinin anlaşılamaması,

– İnce kas becerilerinde koordinasyon zayıflığı nedeniyle akranlarına göre fiziksel aktivitelerinin daha zayıf olması,

– Akranlarına göre konsantrasyon eksikliği ve buna bağlı olarak bir eylemi gerçekleştirirken zorlanma,

– Bireyin kendini ifade ederken kurduğu cümleler arasında bağlantı bozuklukları ve mantık hatalarının olması,

– Okuma esnasında çekingen davranma ve düşük sesle okuma disleksi hastalığının en belirgin belirtileri arasında yer alır.

DİSLEKSİ NEDENLERİ NELERDİR?

disleksi nedenleri nelerdir

Disleksi hastalığı ile ilgili klinik çalışmalar ve araştırmalar uzun yıllar boyunca devam etmekte olmasına rağmen bilim insanları hala bu hastalığın kesin olarak neden kaynaklandığı konusunda bir bulguya ulaşamamışlardır. Bilinen nedenler arasında disleksinin genlerin veya beyin gelişimi farklılıklarından kaynaklandığı bulgusu vardır. 

Bu bulguya ulaşılmasının en büyük nedeni ise disleksi hastalığı bulunan kişilerde, kardeşlerinin de yaklaşık olarak yüzde 40’nın okuma güçlüğü çektiği aynı zamanda ebeveynlerinde yaklaşık olarak yüzde 49’unun okuma güçlüğü çektiği gözlemlenmiştir. Bilim insanlarının ulaştığı diğer bir bulgu ise, okuma ve anlama güçlüğünün bağlı olduğu düşündükleri birkaç gen keşfetmişlerdir. 

Beyin gelişiminden kaynaklı yani beynin anatomisinden kaynaklandığı düşünülen durum ise , disleksi hastası olan ve olmayan bireyler arasındaki beyin yapısı farklılıklarıdır. Disleksi hastalığının kesin nedenlerinin tespit edilebilmesi için ise bilimsel araştırmalar halen devam etmektedir.

– Disleksi, genellikle aynı ailenin bireylerinde görülür. 

– Beynin okumayı ve dili yöneten bölümünü yöneten genler ile çeşitli çevresel faktörler ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.

– Ailede disleksi veya diğer öğrenme güçlükleri görülmesinin yanı sıra erken doğum veya doğumda düşük ağırlık, hamilelik sırasında fetüsün beyin gelişimini değiştirebilecek nikotine, ilaçlara, alkole veya enfeksiyona maruz kalma ile beynin okumayı sağlayan çeşitli bölümleri arasındaki uyumsuzlukları disleksi riskini yükseltebilir.

– Disleksi, öğrenme zorluğu dahil olmak üzere çeşitli sorunlara yol açabilir. 

– Okuma, diğer okul derslerinin çoğu için temel bir beceri olduğundan, disleksi olan bir çocuk çoğu derste dezavantajlıdır ve akranlarına ayak uydurmakta zorlanabilir.

– Disleksi tedavi edilmediği takdirde, çocuklarda küçük yaştan itibaren özgüven sorunlarına, davranış sorunlarına, kaygıya, saldırganlığa, arkadaşlardan, ebeveynlerden ve öğretmenlerden kaçınmaya yol açabilir.

– Okuma ve yetersizlik bir çocuğun büyüdükçe kendi potansiyeline ulaşmasını engelleyebilir. Bu nedenle yetişkinlerde disleksinin uzun vadeli eğitimsel, sosyal ve ekonomik sonuçları olabilir.

– Disleksi olan çocuklar aynı zamanda dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu, yani kısaca DEHB riski altındadır. Bunun tersi de geçerlidir.

– DEHB, hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar nedeniyle disleksiyi tedavi etmeyi zorlaştırabilir.

DİSLEKSİ HASTALIĞI TEŞHİSİ NASIL KONULUR?

disleksi belirtileri

Disleksi teşhis edebilecek belirli ve tek bir test yoktur, ancak teşhis esnasında bir dizi faktör göz önünde bulundurulur.

Disleksi hastalığının birden çok belirtisi olduğu için teşhisi oldukça zor olabilmektedir. Peki, disleksi nasıl anlaşılır?

– Hastalığın kesin teşhisi için okulda veya bireysel olarak bir değerlendirme yapmak gerekir. 

– Okullarda bu teşhisin yapılmasının en etkili yolu, sınıf öğretmenlerinin öğrencilerini iyi tanımalarından geçer. 

– Disleksi hastalığı belirtilerinin görüldüğü ilkokul çağı çocukları, öncelikle işitme veya görme ile ilgili bir problemi olup olmadığının teşhisi için hastaneye sevk edilmelidir. 

– Eğer çocuğun duyularında herhangi bir görünür problem bulunmuyor ise disleksi değerlendirmesi yapılabilir. 

– Bu değerlendirmenin yapılabilmesi için yurt dışında okul psikologları olsada, ne yazık ki bu uygulama henüz ülkemizde bulunmamaktadır. 

– Ancak okullardaki psikolojik danışmanların yapacağı birkaç disleksi testi ile çocuğun zayıf yönleri tespit edilebilir. 

– Bulgular test sonuçları ile karşılaştırılarak teşhis koyulması kolaylaştırılabilir. 

– Eğer aile bireylerinde de disleksi hastalığı varsa, disleksi şüphesi kuvvetlenmektedir. 

– Tüm bu sonuçların bir uzman tarafından değerlendirilmesi ile hastalığın kesin teşhisi koyulabilir.

– Başvurulan doktor çocuğun gelişimi, eğitim sorunları ve tıbbi geçmişi hakkında sorular sorarak, aile üyelerinin herhangi bir öğrenme özrü olup olmadığı da dahil olmak üzere, ailede mevcut herhangi bir tıbbi durum hakkında bilgi edinmek isteyecektir.

– Doktor evde strese yol açacak herhangi bir sorun olup olmadığını belirlemek üzere aile ve ev yaşamı hakkında sorular sorabilir.

– Doktor çocuğun, aile üyelerinin veya öğretmenlerin cevaplaması için yazılı sorular içeren bir anket verebilir. 

– Çocuğun okuma ve dil becerilerini belirlemek için bazı testleri yapmasını isteyebilir.

– Doktor tarafından gerçekleştirilecek görme, işitme ve nörolojik testler başka bir tıbbi bozukluğun çocukta zayıf okuma yeteneğine neden olup olmadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

– Doktor çocuğunuzun zihinsel sağlığını daha iyi anlamak için çocuğa ve ebeveynlerine psikolojik testlerde bulunan soruları sorabilir. 

– Bu sayede sosyal sorunların, kaygı veya depresyonun çocuğun yeteneklerini sınırlayıp sınırlayamadığını belirlemeye yardımcı olabilir.

– Okuma ve diğer akademik becerileri test etmek üzere çocuğa bir dizi eğitim testi yapılabilir. 

– Bu testler sayesinde bir okuma uzmanı tarafından çocuğun okuma becerisinin seviyesi ve kalitesi analiz edilebilir.

DİSLEKSİ ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Disleksi semptomları yaşa ve kişiye bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. 

Küçük çocuklarda geç konuşma, yeni kelimeler öğrenmede zorluk çekme ve oyun oynarken sorunlarla karşılaşma gibi durumlar yaşanabilir. 

Disleksi semptomları, genellikle çocukların okula başlamasıyla birlikte daha da belirgin hale gelir.

Disleksinin 6 farklı tipi bulunmaktadır. Bunlar;

Fonolojik Disleksi: 

Bu disleksi türünde kişiler bazı kelimeleri seslendirmede zorluk çekebilir. Disleksinin bu türünde işitselden daha çok görsel işleme sorunu ön plana çıkar.

Yüzeysel Disleksi: 

Sözcüklerin tanınması ve yazılmasında zorluk çekilen türüdür. 

Görsel disleksi:  

Görsel problemlerden (fiziksel nedenlere bağlı) veya görsel işleme bozukluklarından (bilişsel / nörolojik nedenler) kaynaklanan okumada güçlük çekilmesidir.

Birincil Disleksi: 

Disleksinin en yaygın türüdür. Beynin sol beyin kabuğu (serebral korteks) tarafında gerçekleşen işlevsel bir bozukluktur ve yaşla değişmez. 

İkincil (Gelişimsel) Disleksi: 

İkincil disleksi, fetal gelişimin erken aşamalarında beyin gelişiminde yaşanan problemlerden kaynaklanır. Gelişimsel disleksi, çocuğun büyümesiyle birlikte azalabilir. 

Travma Disleksisi: 

Yetişkin veya çocuklarda, travma veya hastalık nedeniyle beyinde meydana gelen hasara bağlı gelişir.

DİSLEKSİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKAR?

Disleksinin en erken belirtileri, çocukluk çağında gelişir. 

Özellikle çocukların ses çıkarmayı öğrendikleri 1-2 yaşlarında ortaya çıkar. 

Bununla birlikte, konuşma gecikmesi olan her insana disleksik denilemez. 

Geçmişinde okuma güçlüğü öyküsü veya disleksisi olan ailelerin çocukları da yakından izlenmelidir.  

DİSLEKSİ BİR ÇOCUĞA SAHİP AİLELER NE YAPMALI?

Çocuğunun disleksik olduğunu öğrenen aileler, doğal olarak ona yardım etmek için elinden gelen her şeyi yapmak ister. 

– Disleksiye sahip olan kişilere yardım etmenin en iyi yollarından biri de öğrenme güçlüğü hakkında olabildiğince çok fazla şey öğrenmektir. 

– Çocuğunuz veya sevdikleriniz için ne kadar çok şey yapabileceğinizi gördüğünüzde, hem onun hem de kendi korkularınızı hafifletebilirsiniz. 

– Disleksi hakkında öğrendiğiniz her şey daha bilinçli seçimler yapmanız için size rehberlik edebilir. 

– Çocuğunuz için daha iyi bir eğitim planı oluşturabilirsiniz. 

– Planlı bir eğitim öğrenmeyi kolaylaştırırken aynı zamanda sınıfta arkadaşlarıyla iletişimini de kolaylaştıracaktır. 

– Çocuğunuzun öğrenmesini desteklemek için disleksi öğrencilerine özel tasarlanmış okulları araştırabilirsiniz ve eğitimini bu yönde almasını sağlayabilirsiniz. 

– Çocuğunuzun okulda aldığı eğitimin yanı sıra evde verilen eğitim ve ilgi de hayatının kolaylaşmasına yardımcı olacaktır. 

– Diğer çocukların kolayca öğrendiği konuları, disleksiye sahip bir çocuğun aynı şekilde öğrenmesi oldukça zordur. 

– Bu zor süreçte hem okulda hem de evde desteğiniz ve sabrınız oldukça önemlidir.  

– Bu zorlu süreçte çocuğunuza sevgi, destek ve sabırla yaklaşmanız gerekecektir.

DİSLEKSİ HASTALIĞININ TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Disleksi hastalığı, hastanın ömrü boyunca sürecek bir durum olduğu için tedaviden ziyade hastalığın yol açtığı sorunlara ilişkin alınabilecek önlemler ile tedavi planlanır. 

Çünkü diğer birçok hastalıktan farklı olarak disleksi tedavisi herhangi bir ilaç veya cerrahi işlem ile mümkün değildir. 

– Hastalığın belirtilerinin anlaşılmaya başlanması ilkokul dönemlerine denk geldiğinden, teşhis yapılır yapılmaz çocuk özel eğitime tabi tutulmalıdır. 

– Çocukta herhangi bir zeka geriliği söz konusu olmadığından, bireyselleştirilmiş olarak verilecek eğitim çocuğu rahatlıkla akranları ile aynı seviyeye getirecektir. 

– Ancak disleksi teşhisi konulan çocuğun eğitimi, yine özel eğitim alan öğretmenler tarafından verilmelidir. 

– Bunun yanında zaman zaman disleksi hastası çocuğun terapiste de ihtiyacı olacaktır. 

– Çünkü akranlarına göre farklı bir kişiliğe sahip olduğundan, akranlarına uyum sağlamada güçlük çeker. 

– Aynı zamanda terapist ile okuldaki eğitimcinin de uyum içinde çalışması gerekir. 

– Bu bireyler için öğretim ortamı birden çok duyuya hitap edecek şekilde düzenlenmelidir. 

– Bu sayede birey zayıf olan duyusunun eksiğini, kuvvetli olan diğer bir başka duyusuyla tamamlayacaktır.

– Hastalığın teşhisini alan öğrencinin, diğer öğrencilere göre eğitimde daha yavaş ilerliyor olması kaçınılmaz bir durumdur. 

– Bu durumu ortadan kaldırmak için hasta olan çocuğa ödevlerinde ve araştırmalarında daha fazla süre tanınması gerekir. 

– Disleksili bireyin not almasının ve okumasının da yavaş olması normaldir. 

– Bu durum gözetilerek öğrencinin evde de öğrenmeye devam edebilmesi açısından, ders kayıtlarının temin edilmesi sağlanabilir. 

– Yine bu kayıtlar bilgisayar programlarıyla da desteklenerek daha kalıcı ve hızlı bir öğrenme sağlanabilir. 

– Öğretilerin değerlendirilmesi aşamasında ise yine birkaç duyuya hitap eden testlerin uygulanması, disleksili bireyin daha doğru değerlendirilmesini sağlar. 

– Tüm bu eğitim durumları öğrencinin öğrenme güdüsünü ve hazır bulunuşluğunu arttıracaktır. 

– Ancak yaşları itibariyle daha zayıf bir psikolojiye sahip olduklarından, zaman zaman akranları ile sorun yaşayacaklardır. 

– Yine bu gibi durumların önüne geçilebilmesi için ebeveynler, öğretmenler, psikolojik danışman ve terapistin işbirliği içerisinde çalışması gerekir. 

– Bu hastalığın en etkili tedavi yöntemi, disleksili bir bireyin topluma eğitimle kazandırılmasıdır.

Eğer siz de etrafınızda veya ailenizde okuma zorluğu çeken, konuşurken kelimeleri karıştıran, sosyal çevresine uyum sorunu yaşayan bir birey tanıyorsanız, yukarıda verilen bilgileri dikkate alarak bir uzmana başvurunuz. 

Yaşı ilerlemiş bir bireyin eğitimi için yapılacak pek fazla şey kalmadıysa bile, henüz ilkokul çağındaki bir disleksili bireyin eğitimi için çok fazla şey yapabilirsiniz.

Disleksi tedavisi için sorunun altında yatan beyin anormalliklerini düzeltmenin bilinen bir yolu yoktur. Ne yazık ki disleksi yaşam boyu süren bir sorundur. 

Bununla birlikte, bireyin kendisine özel ihtiyaçlarını ve uygun tedaviyi belirlemek için yapılacak erken tespit ve değerlendirme başarıyı artırabilir.

DİSLEKSİ EĞİTİMİ VE EĞİTİM TEKNİKLERİ

disleksi tedavisi

Disleksi belirli eğitim yaklaşımları ve teknikleri kullanılarak tedavi edilir ve müdahale ne kadar erken başlarsa o kadar etkili olur. 

Yapılacak psikolojik testler çocuğun öğretmenlerinin uygun bir öğretim programı geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Öğretmenler çocuğun okuma becerilerini geliştirmek için işitme, görme ve dokunma tekniklerini kullanabilirler. 

Bir çocuğa öğrenmek için farklı duyular kullanmalarına yardımcı olmak – örneğin, bir dersi kayıttan dinlemek ve derste kullanılan harflerin şekli ile konuşulan kelimeleri parmakla çizmek – bilgilerin beyine işlenmesine dolaylı olarak yardımcı olabilir.

Disleksi tedavisi örnek olarak:

– Kelimeleri oluşturan en küçük sesleri, yani fonemleri ya da ses birimlerini tanımayı ve kullanmayı öğrenmeyi,

– Harflerin ve harf dizelerinin bu sesleri ve kelimeleri temsil ettiğini, yani fonetiği ya da seslendirmeyi anlamayı,

– Okuduğunu anlamayı,  

– Okumayı düzeltmek, akıcılığını ve hızını artırmak için yüksek sesle okumayı,

– Tanınan ve anlaşılan sözcüklerden oluşan bir kelime haznesi oluşturmayı öğrenmede bireye yardım etmeye odaklanabilir.

Mümkün olduğu kadar bir okuma uzmanıyla gerçekleştirilen özel ders oturumları disleksi olan bireyler için yararlı olabilir. 

Eğer okuma engeli daha ciddiyse, özel dersin daha sık gerçekleşmesi gerekebilir veya ilerleme daha yavaş gerçekleşebilir.

Anaokulunda veya ilkokul başlangıcında sınıfta ek yardım alan disleksi okuma becerilerini ilkokul ve lisede başarılı olacak kadar geliştirir. 

Ancak daha üst sınıflara kadar destek ve yardım almayan çocuklar iyi okumak için gerekli becerileri öğrenmekte daha fazla zorluk çekebilirler.

Bu durumda çocukların akademik olarak geride kalmaları muhtemeldir. 

Şiddetli disleksi olan bir çocuğun okuması hayat boyu kolay olmayabilir, ancak bu çocuğun okumasına ve okul performansı ile yaşam kalitesini artıracak stratejiler geliştirecek becerileri öğrenmesine engel değildir.

Ebeveynler disleksi sorunu olan bir çocuğun başarılı olmasına yardımcı olmada çok önemli bir rol oynarlar. Bunun için sorunun erkenden ele alınması tavsiye edilir. 

– Disleksi şüphesi varsa, çocuğun doktoru ile iletişime geçilmelidir.

– Bununla birlikte çocuğa yüksek sesle bir şeyler okumak tavsiye edilir.

– Bunun için çocuk 6 aylıkken ve hatta daha da küçükken başlamak en iyisidir. 

– Çocukla birlikte sesli kaydedilmiş kitapları dinlemek bir başka yöntemdir. 

– Zaman içerisinde çocuk büyüdükçe, hikayeleri çocuğa anlattıktan sonra bir defa da birlikte okunması tavsiye edilir.

– Çocuğun okulu ve öğretmenleriyle birlikte çalışıp, okulda nasıl başarılı olabileceğine dair ortak bir strateji belirlenmesi tavsiye edilir. 

– Bununla birlikte okuma zamanı teşvik edilmelidir. 

– Hemen her çocuğun okuma becerilerini geliştirmesi için okuma alıştırması yapması gerekir.

– Bunun için ebeveynin de örnek olması tavsiye edilir. 

Eğer ebeveyn gün içinde belli bir süreyi kendisi okumaya ayırırsa, çocuk bunu örnek alacak ve okumanın eğlenceli olabileceğini görebilecektir.

Yetişkinlerde Disleksi

Disleksi ile mücadele eden yetişkinler için iş hayatında başarıya ulaşmak zor olabilir. 

Disleksisi olan yetişkin bir bireyin hedeflerine ulaşması için yaşı ne olursa olsun okuma ve yazma konusunda değerlendirme ve öğretici yardım alması tavsiye edilir.

Buna ek olarak yasaların tanıdığı haklar kapsamında işverenden ya da akademik kurumdan ek eğitim ve makul kaynaklar talep edilebilir.

Akademik sorunlar disleksi olan bir kişinin mutlaka başarısız olacağı anlamına gelmez. 

Disleksi olan yetenekli öğrenciler, doğru kaynaklar yardımıyla oldukça başarılı olabilirler. 

Disleksi olan birçok insan matematik, bilim veya sanatta yeteneklidir. Hatta bazıları başarılı yazarlık kariyerlerine sahiptir.

Disleksi İle Yaşamak ve Destek Almak

Disleksi olan çocuklar için duygusal destek ve okuma içermeyen etkinliklerde başarı fırsatları önemlidir. 

Disleksi olan çocuklara karşı destekleyici olmak önemlidir. Okuma zorlukları çocuğun özgüvenini etkileyebilir.

Çocukla konuşarak disleksi olduğunu ve bunun kişisel bir başarısızlık olmadığını açıklamak önemlidir. 

Çocuk bunu ne kadar iyi anlarsa, öğrenme engeli ile o kadar daha iyi başa çıkabilir. 

Çocuğun evde öğrenmesine yardımcı olmak için gerekli önlemleri alarak, öğrenim görmesi için temiz, sessiz ve düzenli bir yer ile bir çalışma zamanı belirlemek tavsiye edilir. 

Çocuğunun yeterince dinlendiğinden ve düzenli, sağlıklı beslendiğinden emin olmak önemlidir.

Okuma için normal kağıt kitapların yanı sıra çoğunlukla metin içeren ağ sayfalarından da yararlanılması tavsiye edilir.

Çocuğun ekran süresini düzenleyerek okumaya yönlendirmek mümkündür. 

Çocuğun öğretmenleriyle iletişim halinde kalınmalıdır. 

Öğretmenler ile sık sık konuşarak okulda gelişim takip edilmelidir ve gerekirse, okuma gerektiren sınavlar için kendisine fazladan zaman verilmesi talep edilmelidir. 

Öğretmenden, çocuğun daha sonra dinlemesi için dersleri kayıt altına alıp alamayacağı sorulabilir. 

Çocukları çocukları benzer öğrenme güçlüğü çeken ebeveynlerle iletişim halinde kalmak için bir destek grubuna katılmak, disleksi ile başa çıkmada yardımcı olabilir. 

Destek grupları faydalı bilgilerin yanı sıra duygusal destek sağlayabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir